Ülkelere göre iade

Türkiye’den iadeyi nasıl durdurabilirsiniz? Ret sebepleri, kanun yolları ve süreler

Türkiye’den yabancı devlete iadeyi önlemek için 6706 sayılı Kanun veya uygulanacak uluslararası andlaşmada yer alan somut bir ret sebebi, yetkili ağır ceza mahkemesine delilleriyle sunulmalıdır. Normal iade usulünde mahkemenin kabul edilebilirlik kararına karşı Yargıtay nezdinde temyiz mümkündür. İadenin kabul edilebilir bulunması, kişinin kendiliğinden teslim edileceği anlamına gelmez. Tutukluluk, anayasal koruma ve olası sınır dışı işlemleri ayrı usullere tabidir.

İadenin kabul edilebilirliğini hangi mahkeme inceler?

6706 sayılı Kanun’un 15. maddesine göre iade talebi hakkında kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi karar verir. Kişinin bulunduğu yer bilinmiyorsa Ankara ağır ceza mahkemesi yetkilidir. Adalet Bakanlığı merkezî makam olarak talebi değerlendirir; Cumhuriyet başsavcılığı dosyayı mahkemeye sunar. Ağır ceza mahkemesi yabancı ülkedeki suçlamanın esasına ilişkin yeni bir ceza yargılaması yapmaz; iadenin kanuni ve andlaşmaya dayalı koşullarını, delillerin yeterliliğini ve ret sebeplerini değerlendirir.

Vatandaşlık, siyasi nedenlerle kovuşturma, daha önce Türkiye’de verilen hüküm ve ailevi mağduriyet gibi iddialar kabul edilebilirlik dosyasında ileri sürülmelidir. Tutukluluğa itiraz, iade kararının temyizinden farklıdır. Kararın gerekçeli örneği, tebliğ belgesi, yabancı dosya ve güvenilir tercümeler derhâl temin edilmelidir. Süreler hangi kararın ne zaman verildiğine ve ilgilinin karardan ne zaman haberdar olduğuna göre ayrı ayrı hesaplanır.

Çekişmeli iade yargılamasında yabancı devletin tam iade dosyası, kullanılabilir tercümeleri, müdafiin belgelere ve duruşma davetine savunma hazırlamaya yeterli sürede eriştiğini gösteren kayıtlar istenmelidir. 6706 sayılı Kanun’un 5. maddesi, özel hüküm bulunmayan hallerde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun uygulanmasını öngörür. Tebligat veya dosyaya erişim eksikliği belgelenerek zamanında ağır ceza mahkemesinde ve gerekiyorsa Yargıtay önünde ileri sürülmelidir; usul eksikliği 11. maddedeki maddi ret sebepleriyle aynı şey değildir.

6706 sayılı Kanun’un 11. maddesinde hangi ret sebepleri bulunur?

11. maddenin birinci fıkrası iadenin kabul edilmeyeceği halleri düzenler. Dördüncü fıkra ise kişinin veya ailesinin suçun ağırlığıyla orantısız mağduriyetine yol açacak durumlarda iadenin kabul edilmeyebilmesine imkân verir. Zorunlu ret sebebiyle takdire dayalı ret imkânını birbirine karıştırmamak gerekir. Her iddia doğru bentle, güncel kişisel olgularla ve somut belgelerle desteklenmeli; andlaşma hükümleri, kanuni istisnalar ve yeterli teminatların etkisi ayrıca incelenmelidir.

Ret sebebiKanuni kural ve sonuçToplanacak delil
Türk vatandaşlığı11(1)(a): Türk vatandaşlarının iadesi kural olarak yasaktır; Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirebileceği yükümlülüklere ilişkin özel ibare, Türkiye’nin taraf olduğuna dair bir tespit değildir. İkamet izni vatandaşlık sayılmaz.Nüfus kayıtları, pasaport, vatandaşlık belgesi.
Ayrımcı kovuşturma veya kötü muamele11(1)(b): korunan kimlik veya görüş nedeniyle ayrımcı muamele, işkence veya kötü muameleye ilişkin kuvvetli şüphe sebepleri; güncel kişisel risk aranır.Sağlık kayıtları, tehditler, tanıklar, güvenilir ülke bilgisi.
Siyasi, düşünce veya sırf askerî suç11(1)(c)(1)–(2): ret; 11(2) fiilin işleniş biçimine ve ağırlığına göre siyasi suç değerlendirmesi yapar. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar siyasi sayılmaz.İddianame, fiilin tanımı, bağlam, tercüme.
Türkiye’nin çıkarları, yargı yetkisi, zamanaşımı veya af11(1)(c)(3)–(5): kanunda belirtilen koşullarda iade engeli.Fiil yeri, Türk dosyası, zamanaşımı hesabı, af metni.
Aynı fiil hakkında önceki Türk hükmü11(1)(ç): Türkiye’de aynı fiilden önceki beraat veya mahkûmiyet.Kesinleşmiş hüküm ve fiillerin karşılaştırılması.
Ölüm cezası veya insan onuruyla bağdaşmayan ceza11(1)(d): ret; 11(3) yasak cezanın infaz edilmeyeceğine dair yeterli teminat varsa kabul imkânı.Ceza metni, infaz koşulları, somut teminat.
Orantısız kişisel veya ailevi mağduriyet11(4): talep tarihinde on sekiz yaşından küçük olma, uzun Türkiye ikameti, evlilik veya aile bakımından ağır sonuçlarda takdiri ret.Yaş, ikamet, çocuklar, sağlık ve aile belgeleri.

İsnat edilen fiil iadeye elverişli midir?

6706 sayılı Kanun’un 10. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suçun yalnızca yabancı hukukta kullanılan adına değil, fiilin Türk ve talep eden devlet hukukundaki karşılığına bakılmalıdır. Soruşturma veya kovuşturma için her iki hukukta da üst sınırı en az bir yıl hürriyeti bağlayıcı ceza gerektiren bir suç bulunmalıdır. Kesinleşmiş mahkûmiyetin infazı isteniyorsa hükmedilen hapis cezası en az dört ay olmalıdır. Birden çok suç bulunduğunda bunların bazılarının cezası sınırın altında olsa da uygun diğer suçla birlikte iadeye konu edilebilmesi mümkündür.

Mahkeme, yabancı belgeleri yetersiz bulursa 18. maddenin ikinci fıkrası kapsamında ek bilgi ve belge isteyebilir. Savunma, yakalama kararının bulunup bulunmadığını, kararın kesinleşmesini, fiillerin tarihini ve yerini, cezayı, zamanaşımını ve Türkiye’de aynı fiil hakkında önceki bir hüküm bulunup bulunmadığını tek tek ele almalıdır. Eksik belgenin hangi hukuki koşulun denetlenmesini engellediği gösterilmeli; tercümeler ve resmî örnekler doğrulanmalıdır.

Talep eden devlet ve andlaşma neden önemlidir?

Türkiye, 1957 tarihli Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi’ni (ETS 024) 7 Ocak 1960’ta onaylamış; Sözleşme Türkiye bakımından 18 Nisan 1960’ta yürürlüğe girmiştir. Talep eden devletin taraf olup olmadığı, iki devlet arasında geçerli ek protokoller, çekinceler, beyanlar ve ikili anlaşmalar ayrı ayrı incelenmelidir. Türkiye’nin Avrupa Konseyine sunduğu ve Ocak 2025’te güncellediği ulusal usul bilgileri diplomatik iletim, belge dili ve geçici tutuklama konusunda açıklamalar içerir.

Türkiye Avrupa Birliği üyesi değildir; Türkiye’den iade için Avrupa Tutuklama Müzekkeresi sistemi uygulanmaz. AB ile Birleşik Krallık veya Norveç/İzlanda arasındaki teslim mekanizmaları da kendiliğinden geçerli olmaz. INTERPOL kırmızı bülteni tek başına bir iade kararı değildir. Talepte belirtilen hukuki dayanak hem 6706 sayılı Kanun’a hem fiilen yürürlükte bulunan ilgili uluslararası andlaşmaya göre sınanmalıdır.

Hangi karara karşı ne kadar sürede başvurulur?

7499 sayılı Kanun, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar bakımından Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 268 ve 291. maddelerindeki önemli süreleri değiştirmiştir. Normal usulde temyiz süresi kural olarak gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. İtiraz süresi ise kural olarak kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Daha önce verilmiş kararlar için geçiş hükümleri kontrol edilmelidir; eski yedi günlük itiraz ve on beş günlük temyiz sürelerinin güncel işlemlere doğrudan uygulanması tehlikelidir.

6706 sayılı Kanun’un 18. maddesinin dördüncü fıkrası Yargıtayın temyiz başvurularını üç ay içinde sonuçlandırmasını öngörür. Bu, kişinin başvuru süresi değil Yargıtayın karar vermesine ilişkin kanuni süredir; bütün iade sürecinin üç ayda biteceği güvencesi değildir. Temyiz, kabul edilebilirlik kararının kesinleşmesini etkiler ancak mevcut tutuklama kararını kendiliğinden kaldırmaz. Tutuklama, rızaya dayalı usul ve idari sınır dışı kararları kendi başvuru yollarına sahiptir.

Karar veya olayBaşvuru yolu ve merciSüre
Normal usulde kabul edilebilirlik, 18(4)Kararı veren mahkeme aracılığıyla Yargıtaya temyiz.1 Haziran 2024 ve sonrası kararlar için CMK 291 uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren kural olarak iki hafta; Yargıtayın karar süresi üç ay.
Rızaya dayalı karar, 17(3)CMK 268 uyarınca yetkili itiraz merciine itiraz.Kural olarak kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta; geçiş hükümleri saklıdır.
Tutuklama veya adli kontrolKaldırma/değiştirme talebi ve uygun CMK itirazı.Genellikle öğrenmeden itibaren iki hafta; ayrıca dönemsel tutukluluk denetimi.
Geçici tutuklama, 14Sulh ceza hâkimliği ve CMK başvuru yolu.Yakalamadan itibaren en geç 24 saatte hâkim; Avrupa Sözleşmesi ilk 18 gün, açık taleple en çok 40; mütekabiliyet en çok 40.
Anayasal bireysel başvuruİç hukuk yollarından sonra Anayasa Mahkemesi; ayrı tedbir talebi.Nihai kararın öğrenilmesinden itibaren kural olarak 30 gün.

Fiilî teslimi hangi karar durdurabilir?

Mahkeme kararı öncesinde 10 ve 11. maddelere ilişkin deliller sunulmalı, gerekirse 18. maddenin ikinci fıkrası uyarınca ek belgeler istenmelidir. Rızaya dayalı olmayan normal usulde iade kabul edilebilir bulunursa 18. maddenin dördüncü fıkrası gereğince Yargıtaya temyiz yolu açıktır. Kişi açıkça rızaya dayalı basitleştirilmiş usulü kabul etmişse 17. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz yerine itiraz yolu vardır. Mahkeme, rızanın mahiyetini, kişinin haklarını ve hukuki sonuçlarını açıklamakla yükümlüdür.

Normal usulde mahkeme kararının kesinleşmesi tek başına kişiyi yabancı makamlara teslim ettirmez. 19. maddeye göre Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının görüşleri, Adalet Bakanının teklifi ve Cumhurbaşkanının onayı gereklidir; kanunun ilk metnindeki Başbakan ifadesi önceki hükümet sistemine aittir. Rızaya dayalı iadenin infazı ise 17. maddenin dördüncü fıkrasına göre merkezî makamın onayına bağlıdır. Mahkemenin reddi, yürütme onayının verilmemesi ve teslimin ertelenmesi ayrı hukuki sonuçlar doğurur.

Yakın bir teslim nedeniyle hayat veya vücut bütünlüğü bakımından giderilemez zarar riski varsa Anayasa Mahkemesi veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde tedbir talebi değerlendirilmelidir. Her tedbir başvurusu kendiliğinden durdurma sağlamaz. Gidilecek ülke, muhtemel teslim tarihi, tüketilen iç hukuk yolları ve şahsi risk delilleri başvuruya eklenmelidir.

Rızaya dayalı basitleştirilmiş iade usulünü kabul etmek ile hususilik kuralından feragat etmek ayrı kararlardır. Adalet Bakanlığının açıklamasına göre, kişi basitleştirilmiş iadeye rıza gösterdiğinde mahkeme hususilik güvencesinin anlamını ve sonuçlarını ayrıca açıklamalı ve bu haktan feragat edip etmediğini açıkça sormalıdır. Kural olarak 6706 sayılı Kanun’un 10/4. maddesi ve Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi’nin 14. maddesi, iade sonrasında başka fiiller nedeniyle yargılama veya cezanın infazını sınırlar. Müdafi duruşma tutanağını edinip iki soruya verilen cevapları ayrı ayrı kontrol etmelidir; hızlandırılmış usule rıza, diğer güvenceden örtülü feragat sayılmamalıdır.

6706 sayılı Kanun’un 11/4. maddesindeki aile bakımından ölçüsüz mağduriyet istisnası somut delil ve ölçülülük değerlendirmesi gerektirir; Türkiye’de eş, çocuk veya ikamet izninin bulunması tek başına iadeyi engellemez. Üst mahkeme aile koşullarının daha ayrıntılı incelenmesini istemiş olsa bile gerekçeli bir iade edilebilirlik kararı sonuçta geçerli kalabilir. Karar hükmünde hususilik ilkesine dair düzeltilebilir bir eksiklik de iadeyi kendiliğinden kesin olarak olanaksız kılmaz. Somut hukuka aykırılık, sonucu ve görevli mahkemenin verebileceği hukuki koruma açıkça belirtilmelidir.

İade tutukluluğuna ayrı olarak nasıl itiraz edilir?

14. madde, resmî iade talebi henüz gelmeden uygulanabilecek geçici tutuklamayı düzenler. Yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır. Avrupa İade Sözleşmesi bakımından ilk süre on sekiz gündür; açık uzatma talebiyle toplam kırk güne kadar devam edebilir. Andlaşma yerine mütekabiliyet esasına dayanılıyorsa 14. maddenin dördüncü fıkrasına göre geçici tutuklama en çok kırk gün olabilir. Resmî belgelerin ne zaman ulaştığı, sonraki tedbirin hukuki rejimi açısından önem taşır.

Resmî talep geldikten sonra ağır ceza mahkemesi, 16. maddenin birinci fıkrası uyarınca CMK hükümlerine göre koruma tedbirleri kararlaştırabilir. İkinci fıkraya göre tutukluluk en geç otuzar günlük aralıklarla incelenir. Kabul edilebilirlik kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde 19. madde uyarınca iade kararı çıkmazsa üçüncü fıkra gereği koruma tedbirleri kaldırılır. Dördüncü fıkra toplam tutukluluk süresini olası veya hükmedilmiş hapis cezasının infaz süresine göre sınırlar. Bu kurallar yabancı suçlamayı ortadan kaldırmaz.

CMK 109 kapsamında uygun adli kontrol seçenekleri somut olarak teklif edilmelidir: sabit adres, yasal iş, bakmakla yükümlü olunan kişiler ve denetim yükümlülükleri. Kaçma şüphesine ilişkin gerekçelere ve işlemlerin gereksiz gecikip gecikmediğine cevap verilmelidir. Kişinin ailesinin bulunması tek başına tahliye nedeni değildir. İade temyizi, tutukluluğun kaldırılması veya yeni tutuklama kararına itiraz yerine geçmez.

Türk mahkemeleri ve AİHM gerçekte neye hükmetti?

Samira Alakbarova (Anayasa Mahkemesi, 2018/19302, 22 Şubat 2022) kararında Azerbaycan’ın iade talebiyle bağlantılı tutmada kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği belirlendi. Gerekçelendirilmeyen gecikmeler, otuz günlük incelemelerdeki yetersizlik ve daha hafif koruma tedbirlerinin değerlendirilmemesi önem taşıdı. Karar her uzun tutukluluğun iadeyi kendiliğinden hükümsüz kıldığını söylemez. İade yargılamasındaki olağan adil yargılanma şikâyeti konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulundu.

Jalal Baghırov (Anayasa Mahkemesi, 2021/28076, 19 Aralık 2023) kararında, rızaya dayalı iade sürecinde de tutukluluğun özenle yürütülmemesi nedeniyle hak ihlali tespit edildi. Her bekleme dönemi, idarenin faaliyeti, tutuklama gerekçeleri ve alternatif tedbirler somut olarak ele alınmalıdır. Daha sonra iadenin önünde bir engel tespit edilmiş olması, bütün geçmiş tutma sürelerini kendiliğinden hukuka aykırı hale getirmez.

Kunshugarov/Türkiye (AİHM, 60811/15 ve 54512/17, 14 Ocak 2025; kesinleşme 14 Nisan 2025) kararında Kazakistan’a dönüş halinde gerçek kötü muamele riskinin yeterince incelenmemesi nedeniyle 3. madde yönünden ihlal tespit edildi; belirli güvenceler bu riski gidermedi. Ölüm cezası ve etkili, durdurucu başvuru yolu konularındaki sonuçlar farklıydı. Karar bütün diplomatik güvencelerin geçersiz olduğu veya her iade talebinin otomatik duracağı anlamına gelmez; eş zamanlı sınır dışı sürecini de konu alıyordu.

Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru içtihadı temel haklara, AİHM içtihadı Sözleşme yükümlülüklerine ilişkindir; ağır ceza mahkemesinin normal kabul edilebilirlik kararı ise 18. maddenin dördüncü fıkrası kapsamında Yargıtayda temyiz edilir. Belirli bir ceza dairesi kararına güvenmeden önce görevli daire ve sonraki sınırlayıcı kararlar araştırılmalıdır. Bir karar başka dosyada aynı sonucu garanti etmez.

İltica veya sınır dışı kararı iadeyi durdurur mu?

Kendiliğinden durdurmaz. Uluslararası koruma, iade ve idari sınır dışı işlemleri farklı süreçlerdir. 6706 sayılı Kanun’un 12. maddesi, iade sürecindeki yabancının merkezî makam görüşü alınmadan sınır dışı edilemeyeceğini; iade talebi reddedilen devlete sınır dışı etmede de bu görüşün alınması gerektiğini düzenler. Bu, mutlak bir sınır dışı yasağı değildir. 6458 sayılı Kanun kapsamındaki koruma süreci ve somut sınır dışı kararının iptal davası kendi şartlarıyla incelenmelidir.

Her iki dosya saklanmalı, hangi ülkeye gönderme planlandığı öğrenilmeli, bireysel kötü muamele riski belgelenmelidir. İltica başvurusu iade kararını otomatik ortadan kaldırmaz ve iade mahkemesi idari sınır dışı kararını kendiliğinden incelemiş sayılmaz. Kunshugarov kararı, paralel süreçlerde risk değerlendirmesinin önemini gösterir.

Anayasa Mahkemesi, Strazburg ve INTERPOL ne zaman yardımcı olur?

Etkili olağan iç hukuk yolları tüketildikten sonra 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, nihai kararın öğrenilmesinden itibaren kural olarak otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılır. Yaşam veya maddi ve manevi bütünlük açısından giderilmez tehlikede İçtüzük’ün 73. maddesi kapsamında gerekçeli tedbir talebinde bulunulabilir. Bireysel başvuru yeni bir olağan temyiz değildir ve tek başına otomatik yürütmeyi durdurma sağlamaz.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtüzüğü’nün 39. kuralı, özellikle ölüm veya ağır kötü muamele gibi yakın ve telafisi imkânsız zararlara ilişkindir. Talepte kişisel deliller, hedef ülke, aciliyet, iç hukuk yolları ve teslim tarihi belirtilmelidir. Başvuru gönderilmesi her iadeyi kendiliğinden askıya almaz; hukuki yardım teslim gerçekleşmeden önce planlanmalıdır.

INTERPOL Dosyaların Kontrolü Komisyonu (CCF), verilere erişim, düzeltme ve silme taleplerini inceler. 26 Mart 2026’dan itibaren bu talepler güvenli çevrimiçi portal üzerinden yapılmaktadır. Kırmızı bültenin silinmesi bir Türk mahkemesinin tutuklama veya kabul edilebilirlik kararını kendiliğinden kaldırmaz. Veri denetimi ile adli iade itirazları ayrı yollar olarak yürütülmelidir.

Kişi ve ailesi hangi belgeleri hemen toplamalı?

Yakalama ve tutuklama kararlarını, yabancı talep ve yakalama müzekkeresini, tercümeleri, gerekçeli Türk mahkeme kararını, tebliğ kayıtlarını, Yargıtay kararlarını ve bakanlık yazışmalarını tarih sırasıyla toplayın. Vatandaşlık kayıtları, önceki Türk mahkemesi hükümleri, uluslararası koruma ve sınır dışı belgeleri, tıbbi raporlar, tehditler ve aileye ilişkin delilleri ekleyin. Yakalama, geçici tutuklama, resmî talebin gelmesi, mahkeme kararının kesinleşmesi ve yürütme onayını ayrı tarihler halinde gösterin.

Varsayımsal örnek: İstanbul’da yakalanan, Türkiye’de uzun süredir yasal ikamet eden ve bakmakla yükümlü olduğu çocuğu bulunan Azerbaycan vatandaşı için avukat önce yakalama dayanağını ve andlaşma süresini kontrol eder. Sonra 11. maddenin dördüncü fıkrası bakımından aile belgelerini sunar ve 16. madde ile CMK 109 kapsamında adli kontrol önerir. Aile varlığı zorunlu ret sonucunu doğurmaz. Olumlu kabul edilebilirlik kararında süresinde temyiz ve ayrıca tutukluluk itirazı yapılmalıdır.

Kaçınılması gereken hatalar: Haziran 2024 öncesi süreleri kullanmak, rızaya dayalı usulle normal yargılamayı karıştırmak, yalnızca INTERPOL’e başvurmak, bireysel başvuru süresini kaçırmak, yargısal kabul edilebilirliği teslim kararı sanmak ve ayrı sınır dışı kararını yanıtsız bırakmak. Her talep, değiştirebileceği kararın yetkili merciine yöneltilmelidir.

İade kararı sonrası sık sorulanlar

Yargıtay temyizi tutukluluğu hemen sona erdirir mi?

Hayır. İade kabul edilebilirliği ile tutuklama farklı kararlardır; tahliye ayrıca istenmelidir.

Türkiye’de ikamet izni iadeyi engeller mi?

Tek başına hayır. Uzun ikamet ve aile bağları 11(4) kapsamında takdiri ret iddiasını destekleyebilir.

Türkiye kendi vatandaşını iade edebilir mi?

11(1)(a) Türk vatandaşının iadesini kural olarak yasaklar; UCD yükümlülüğüne ilişkin özel ibare ve vatandaşlık ispatı ayrıca değerlendirilmelidir.

INTERPOL kırmızı bülteninin silinmesi Türk dosyasını bitirir mi?

Hayır. CCF veri kararı adli tutuklama veya iade kararını kendiliğinden kaldırmaz.

Temel mevzuat ve mahkeme kararları

İade sürecinin genel aşamaları için Türkiye’den iade rehberine bakınız.

Lex Agency gerektiğinde nitelikli yerel avukatlarla sınır ötesi savunma koordinasyonu sağlar. Somut dosya belgelerinin incelenmesi için güvenli iletişim formunu kullanın.

Son güncelleme: 2026-10-23

Yazar: Razmik Khachatrian

Uluslararası iade ve sınır ötesi hukuk hizmetleri · LEX EXTRADITION by Lex Agency LLC · Yazar profili